Gazanya

GAZANYA (TATLI BEZELYE) (Lathyrus)
Hoş kokulu,tırmanıcı ve kolay yetişen bir çiçektir. Eskiden ismi “Nazende” diye bilinirdi. Rengarenk çiçekleri hem bahçede çok hoş görünür, hem de vazo çiçeği olarak elverişlidir.
Bahçede bol güneş alan bir yer derince kazılıp, gübrelenir. Ekim ayında 50 cm. arayla küçük çukurlar açılır. Bezelyeler çukurlara 3’er adet ekilir. İlkbaharda fideler uzamaya başlamadan, her çukurun yanına ince çubuk veya çalılar dikilir. Bunlara sarılan bezelyeler 1,5 metre uzar. Solmuş çiçekler düzenli temizlenirse çiçek açma mevsimi uzar. Yalnız ertesi yıl için bir miktar tohum bırakılır. Bodur cinsleri saksıda yetiştirilir.Çiçek zamanı bolca sulanır.

Amfetamin

Amfetamin (alfa-metil-fenetilamin) narkolepsi ve Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu dahil çeşitli bozuklukların tedavisinde, kilo kontrolünde, iştah azaltıcı olarak kullanılan sentetik bir uyarıcıdır (stimülan). Özellikle DEHB tedavisinde ilaç olarak yaygın kullanımları sebebiyle rahatlıkla elde edilebilir. Bu sebeple yasadışı olarak en sık kullanılan uyarıcı maddelerden biridir.

DEHB tedavisinde kullanılan ticari ilaçlardan Dexedrine ve Adderall amfetamin içeren ilaçlar arasında sayılabilir.

PUGNAc

PUGNAc bi ilaç ismidir. İnsülin direncini arttırmak ve N-acetylglucosaminidase engelleyici faaliyeti vardır.

Kurgusal Referanslar

PUGNAc, Prison Break dizisinde Michael Scofield tarafından kan şekerini yükseltip,
insüline karşı direnç göstermesi ve şeker hastası gözükmek için kullanılmıştır.

Isaac Mendez

Isaac Mendez, Heroes dizisine ait kurgusal karakter.

Hakkında

Dizide ilk bölümlerde kilit noktada gözükmektedir. Olayların nasıl gelişeceğine ait yaptığı resimler ve çizgi romanlar bir yandan da seyirciyi olayın nasıl o şekle dönüşeceği konusunda düşündürmektedir. 19. bölümde Sylar tarafından öldürülmüştür.

Sumo Güreşi

Sumō (Japonca 相樸, ve ya 大相撲 Ōzumō) Japonya’da çok eski tarihe dayanan ve birçok adete ve töreye dayanan geleneksel bir güreş türüdür. Japoncadaki sumō, sumafu sözcüğünden gelmektedir ve bu “kendini savunmak” anlamına gelir. Bir Sumo güreşcisine Sumōtori denir.

Güreşenlerin hedefi rakibin, yarışma alanı olan kum havuzundan ya da bir saman-halatı ile işaretlenmiş halkadan dışarıya çıkmasını ya da dengesini bozup yere düşmesini sağlamaktır. Güreşçiler yere ayak tabanı dışında herhangi bir yerleriyle dokunduklarında maçı kaybetmiş sayılırlar. Bir karşılaşma genelde sadece birkaç saniye sürer. Her turnuvada yüzlerce karşılaşma yapılmaktadır. Ayrıca bu karşılaşmaların aralarında dinsel ve geleneksel görevler yerine getirilir.kişiler otuz veya kırk yaşlarına kadar yaşayabiliyor.

Dış bağlantılar

Banzuke Yarışma görüntüleri ve tarihi resimler.

Hoare Gölü

Hoare Gölü,() Antarktika ‘nın güneyinde, Viktorialand’da, yaklaşık üçbuçuk kilometre uzunluğunda bir göl.Taylor vadisi’nde, Tschad Gölü ve Kanada Buzulu arasında, 77°38′ güney paraleli ile 162°51′ doğu meridyeni aralığında bulunur. Göl tüm yıl boyunca buz ile örtülü olup, buzun kalınlığı ortalama dört metreyi bulur.

Göl, 1963 ile 1964 yılları arasında bölgeyi ziyaret eden, Yeni Zelanda Victoria University of Wellington tarafından, sekizinci Antarktika bilimsel gezisinde fizikçi R. A. Hoare ismi adlandırılmıştır. Hoare, Victoria University’nin bazu gezilerinin üyesi olup, Taylor, Wright ve Viktoria vadilerindeki gölleri araştırmıştır.

Sumo Güreşi

Sumō (Japonca 相樸, ve ya 大相撲 Ōzumō) Japonya’da çok eski tarihe dayanan ve birçok adete ve töreye dayanan geleneksel bir güreş türüdür. Japoncadaki sumō, sumafu sözcüğünden gelmektedir ve bu “kendini savunmak” anlamına gelir. Bir Sumo güreşcisine Sumōtori denir.

Güreşenlerin hedefi rakibin, yarışma alanı olan kum havuzundan ya da bir saman-halatı ile işaretlenmiş halkadan dışarıya çıkmasını ya da dengesini bozup yere düşmesini sağlamaktır. Güreşçiler yere ayak tabanı dışında herhangi bir yerleriyle dokunduklarında maçı kaybetmiş sayılırlar. Bir karşılaşma genelde sadece birkaç saniye sürer. Her turnuvada yüzlerce karşılaşma yapılmaktadır. Ayrıca bu karşılaşmaların aralarında dinsel ve geleneksel görevler yerine getirilir.kişiler otuz veya kırk yaşlarına kadar yaşayabiliyor.

Dış bağlantılar

Banzuke Yarışma görüntüleri ve tarihi resimler.

Ayder

Ayder yaylası, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km. güneydoğusunda 1350m. rakımda ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı bir yayla.

Kaçkar Dağı’na çıkmaya gelen dağcıların ilk durak yeridir. Turizm bölgesi olarak ilan edilmesinden sonra oldukça gelişme göstermiştir. 50 derece sıcaklıkdaki kaplıcası, buranın gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Kaplıca romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.Fırtına Vadisinin oluşturan ırmağın bir koluda Ayder yaylasından ve Ayder Yaylasına baglı kuçuk yaylalar oluşturmaktadır.Fırtına vadisinde Rafting populerlik kazanmış durumdadır.

Kurów

Kurów güneydoğu Polonya’da bir kasabadır. Puławy ve Lublin arasında, Kurówka nehri üzerinde yer alır. Lublin voyvodalığı (Lublin Voivodship) içinde ayrı bir gmina’nın merkezidir ve yaklaşık 2811 kişi (2005) yaşamaktadır.

Resimler

[[got:

Chris Lowe

Christopher Sean Lowe (d. 10 Ekim 1959), bir Pet Shop Boys grubu üyesidir.

Mimarlık fakültesini bitiremeden Neil Tennant ile tanışması sonucunda kendisini gelmiş geçmiş en başarılı İngiliz pop ikilisinden biri olarak bulmuştur. Sanılanın aksine sadece birkaç Pet Shop Boys şarkısında vokal yapmıştır.

Pieter Aertsen

Pieter Aertsen (1507–1575), Hollandalı tarih ressamı.

Boyunun uzunluğundan dolayı “Uzun Peter” olarak da isimlendirilmiştir. Tarzı daha çok İtalya’da kabul görmüş olsa da, Antwerp çizimlerini yapmış ve Amsterdam’da doğmuş ve ölmüştür.

Gençken, Allaert Claesz’in yanında çıraklık yapmıştır. Önceleri eve ait cisimleri çizse de, sonraları tarihsel resimler yapmıştır. En iyi çizimlerinden birkaç tanesi çeşitli kiliselerde yer almış olsa da, 18. yüzyıl savaşları sırasında yok olmuştur.

Tarzının en kusursuz çizimlerinden biri, haç üzerine yaptığı Crucifixion’dır.

Soyut sanat

Soyut sanat genel anlamıyla doğada varolan gerçek nesneleri betimlemek yerine, biçimler ve renklerin, temsili olmayan veya öznel kullanımı ile yapılan sanata denir. Nonfigüratif sanat terimi ile değişmeli olarak kullanılır. 20. yüzyıl başında bu terim, gerçek biçimleri sadeleştirilmiş veya değiştirilmiş halleriyle imgelere indirgeyen Kübist ve Fütürist sanatı tanımlamak için de kullanılmıştır.

Tarihçe

Temsili olmayan sanat aslında bir 20.yy icadı değildir. İslam ve Musevi gelenklerinde insanların resmedilmesinin yasak olması nedeniyle bu kültürlerde süsleme sanatları önemli derecede gelişmiştir. Bunlara örnek olarak gösterilebilecek kaligrafi ve hat sanatı da nonfigüratif sanatlardır. Batı kültüründe de soyut tasarımların kökü eskilere dayanır. Bunlara rağmen, soyut sanat süsleme sanatlarından farklı olarak, dekoratif değil güzel sanatlar adı altında incelenir. Bunun nedeni soyut sanat eserinin kendi başına, sanatçının sadece eserin kendisine yoğunlaşmasıyla ortaya çıkmasıdır.

Wassily Kandinsky, doğadaki dinamik kuvvetlerle uğraşarak madde hakkında bilgimizi artıran bilimin yanında, sanatın görsel dünyanın ardındaki ruhsal güçleri göstermesi gerektiğine inanıyordu. Kandinsky ile Kasimir Malevich ilk defa tamamen soyut olarak nitelendirilebilecek resimler yapmışlardır.

Konstrüktivizm (1915) ve De Stijl (1917) soyutlamayı heykel ve mimarinin üçüncü boyutuna taşımış paralel akımlardır. 1940′lardan 60′lara süregelen Soyut dışavurumculuk ve 1960′larda yaygın olan Op-art, Minimalizm akımları da soyut sanat akımlarıdır. Günümüzde ise sanat eserlerinin genel olarak akımlardan bağımsız olarak incelenmesi yaygındır. Buna örnek olarak Gerhard Richter’in aynı dönemlerde yapıp bir arada sergilediği tamamen nonfigüratif resimler ile fotogerçekçi resimler gösterilebilir.

Kaynakça

Bu makalenin çoğu Wikipedia’nın aynı başlıklı İngilizce maddesinden (16 Haziran 2006) alınmadır. İngilizce maddenin gösterdiği kaynaklar aşağıdadır.

  • Compton, Susan (1978). The World Backwards: Russian Futurist Books 1912-16. The British Library

Zdzislaw Beksinski

Zdzisław Beksiński (d. 24 Şubat 1929, Sanok-Varşova-Polonya – ö. 21 Şubat 2005, Varşova) Polonyalı ressam, fotoğraf sanatçısı.

Fantastik dışavurumcu eserleriyle tanınan Beksinski, Rüyaların Fotoğrafları adlı soyut çalışmasıyla meşhur olmuştur. Oğlunun bir arkadaşı yardımıyla, iki genç tarafından Varşova’daki evinde saldırıya uğramış, bıçaklanarak öldürülmüştür.

Polonyanın güney taraflarında Sanok kentinde doğdu. Kraków’da Mimarlık eğitiminden sonra 1955’te Sanok’a döndü. Bu eğitimden sonra birkaç yılını nefret ettiği şantiye şefliğinde harcadı. O dönemde sanatsal fotoğraf ve fotomontaj, heykeltıraş ve resimle ilgilenmeye başladı. Heykeltıraşını sıva, metal ve telden yapardı. Onun fotoğrafçılığı farklı temalara sahip, geleceğindeki resimleri meydana çıkaran , pörsük yüzleri, manzaraları ve nesneleri çok inişli çıkışlı bir dokuda gösteren vurgulamayı (özellikle ışıklar ve gölgelerin hilesi ile) denedi. Fotoğrafçılığı aynı zamanda rahatsızlık verici imgeleri, yüzü kopuk sakatlanmış oyuncak bebek, yüzü olmayan ya da yüzü bandajlarla sarılmış insanlar gibi portreleri betimledi.

Daha sonra, ressamlığa yoğunlaştı. İlk resmi soyut sanattı ama 1960’lar boyunca sürrealist esinlerin etkisi daha görülebilirdir. 1970’lerde içine girdiği “fantastik dönem” olarak adlandırdığı dönem 1980’lere kadar sürdü. Bu onun en iyi bilinen dönemidir, rahatsızlık verici imgeleri oluşturduğu sıralarda sürrealistik, kıyamet sonrası çok detaylı ölüm, çürüme manzaralarıyla, iskeletler ile dolu manzaralar, biçimsizleşmiş vücut ve çöller gösterdiği dönemidir. Bu resimler oldukça detaylıydı, belirgin hassasiyetiyle (özellikle pürüzlü yüzeylere çizdiğinde) resmetti. Onun yüksek detaylı çizimleri çoğunlukla oldukça büyüklerdi ve Ernst Fuchs’un karmaşıklığında ve saplantılı bazı çalışmalarını çok yakından hatırlatır. Acımasız sezinlenen şeylere rağmen o bu resimlerin kimilerinin yanlış anlaşıldığını öne sürdü; onun düşüncesine göre onlar oldukça iyimser ve hatta gülünçtü.

Sergileri çok başarılılığını ispatladı. 1964’te Warsaw’daki ünlü bir sergide ilk büyük başarısını kanıtladı, tüm resimleri satıldı. 1980’lerde çalışmaları Fransa’da kazandığı popülerlik Piotr Dmochowski’nin gayretlerinden ötürü Batı Avrupa, Birleşmiş Milletler ve Japonya’da mühim başarılar kazandı.

Beksiński sonunda kendini tutkuyla resme verdi, sürekli çalıştı(her zamam klasik müziğin ezgilerinde) Daha sonra Çağdaş Polonya Sanatı’nda öncülük eden biçimlere öncülük etti.

1977’de Warsaw’a taşınmadan önce, kendi avlusundaki çalışmalarından şeçmeleri hiçbir belge bırakmadan yaktı. Daha sonra diğerleri yetersiz bulunduğunda bu çalışmalardan bazılarının “çok özel” olduklarını ve insanların görmelerini istemediğini iddia etti. 1980’ler Beksiński’nin geçici dönemidir. Sanatının 1990’lardaki ilk zamanlar ıçoğunlukla sürreal portreler ve çaprazlamanın serilerinden ibaretti. Bu serilerdeki resimler onun bilinen ” fantastik dönem” inden daha az savurgan ancak daha etkili idi. 1990’ların son yarısında bilgisayarları, interneti ve dijital fotoğrafçılığı keşfetti ölümüne kadar bir araç olarak odaklandı.

Beksiński hep resimlerini ve çizimlerini sırasıyla ”Barok” ve “Gotik” adını verdiği iki tarzdan herhangi birinde yürüttü. İlk baskın gösterimi ikinci formdadır. Son beş yıl boyunca oluşturduğu resimler içindekiler daha daha yaygın olan“Gotik” olarak uygulandı öyle ki diğer tarz hemen hemen kaybolmuştu.

1990’ların sonu Beksinski için tam deneme zamanıydı. Karısı Zofia 1998’de öldü; bir yıl sonra 1999 noel arifesinde oğlu Tomasz (popüler bir radyo sunucusu, müzik muhabiri ve film çevirmeni) kendini öldürdü. Cesedini Beksiński buldu. Oğlunun ölümünü kabullenmek olanaksızdır, duvara iğnelenmiş bir zarf bulundurur ”Tomek için şayet kovaya vurursam”

De Dion-Bouton

Seri üretim fikrini ilk ortaya atan Fransız firmasıdır. Kont Albert De Dion ve çilingir Georges Bouton tarafından kurulmuştur. Aynı modeli defalarca üreterek otomobillerin daha ucuza geleceğini Albert De Dion ortaya atmış ve arabalarının herkes tarafından kullanılması için uğraşmış ama başaramamıştır. Otomobillerin geleceğinin buhar gücünde yattığı konusunda yanılgı içinde kalmışlardır. Buhar gücüyle çalışan bir otomobille 1894 yılında Paris Rouen büyük yarışına katılmışlar Panhard ve Peugeot marka araçları geride bırakarak birinci gelmişlerdir. Fakat otomobillerinin motoru ateşlemeli olmadığından diskalifiye olmuşlardır. 1903 yılında rakiplerinden çok daha ucuza mal ettiği ve ‘‘Kadınlar için kullanımı son derece rahat bir otomobil. Dayanıklı, güzel, seçkin, tasarruflu. Doktorlar, noterler ve seyahat eden tüccarlar için ideal.’’ yazılı broşürle satmaya çalıştığı iki silindirli 846 cmküp hacmindeki Q modelini piyasaya çıkarmışlardır. Aracın motoru eski Daimler temel alınarak yapılmış ama iki katı hızda çalışacak şekilde tasarlanmıştı.

Noskapin

Noskapin afyonda bulunan bir alkaloiddir. Kayda değer analjezik özellikleri bulunmayan noskapin bağımlılık oluşturmaz. Papaverin gibi benzilizokinolinlerin bir üyesidir. Antitussif etkileri nedeniyle ilaç olarak kullanılır; tahriş edici, kuru ve balgam söktürmeyen öksürüklerin dindirilmesinde kullanılmaktadır.

Ayrıca bronkodilatör etkisi de vardır. Yüksek dozlarda histamin salıverilmesine yol açabilir, bu nedenle de bronşiyal astımı olan hastalarda kullanılmamalıdır.