Türkiye’de radyo ve televizyonun geçmişi

Radyoculuğun Başlangıcı (1927-1938)

Türkiye’de radyo yayıncılığı 1927 yılında başladı.

Savaş Yılları (1938-1950)

1949′da Türkiye’de iki radyo vericisi vardı: Ankara uzun dalga (120 Kw) ve Ankara kısa dalga (20 kw). 1949 yılının Kasım ayında 150 Kw gücünde İstanbul radyosu da yayına başladı. 1950 yılında Türkiye’deki ruhsatlı radyo alıcılarının sayısı 360.000′dir. 1946 yılında İTÜ Radyosu’da 1 Kw güçle 6280 KHz üzerinden yayına başlamıştır.

Radyolar Demokrat Parti Emrinde (1950-1960)

Bu dönemde iki önemli olay vardır. Birincisi Türkiye’ye bir tane bile radyo vericisi eklenmemiştir. İkinci olarak devlet radyoları iktidar partisinin sesi olmuştur.

Televizyon

Türkiye’de televizyon yayınları ilk kez İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 9 Temmuz 1952 günü başlatıldı. 1. banttan 100 watt güçle yayın yapan İTÜ Tv vericisi Philips şirketinden edinilmiştir.

Geçiş Dönemi (1960-1964)

1961 anayasası ile 26. ve 121. maddeler radyo ve televizyon ile ilgili 2 madde olarak anayasa da yer aldı.

TRT’nin Kuruluşu ve Gelişmesi (1964-1971)

TRT yasası 1 Mayıs 1964 günü yürürlüğe girdi. Böylece radyo ve televizyon yönetimi ilk kez özerk bir statüye bağlandı.

Zorbalığın Egemenliği (1971-1974)

12 Mart darbesi ile TRT kurumu neredeyse bir garnizon düzenine sokuldu.

Halkçı TRT (1974-1975)

25 Ocak 1974′te Ecevit hükümeti kuruldu.. İsmail Cem, TRT genel müdürlüğüne getirildi.

Bağıl yalıtkanlık sabiti

Herhangi bir malzemenin dielektrik katsayısı, boşluğun dielektrik katsayısına göre oranlanır ve ortaya çıkan yeni katsayıya bağıl dielektrik (yalıtkanlık) sabiti adı verilir.

Bağıl dielektrik sabiti tamamen deneysel olarak elde edilir. Aynı fiziksel koşullara sahip bir ortamda, aynı iki metal plaka arasına aynı uzaklık bırakılır. Plakalar arasına aynı gerilim uygulandığı zaman, öncelikle yalıtkan olarak vakum kullanıldığında aldığı kapasite bulunur, sonrasında yalıtkan olarak farklı bir malzeme kullanıldığında aldığı kapasiteyle oranlanır. Kısaca, vakumun yalıtkanlığı temel alınarak diğer malzemelerin yalıtkanlığı buna göre kıyaslanır. [1] EMO - Teknik Bilgiler İnternet Sitesi Bir yalıtkan malzeme bağıl dielektrik sabiti oranında, vakuma göre daha fazla yük depolar.

Notlar

Cafe Hummel

Cafe Hummel Viyana’nın 8. Bölgesi Josefstadt’da Josefstädter Straße 66 adresinde bulunan geleneksel Viyana Kahvesi. Geleneksel kahvehanelerin en büyüklerinden biri.

Kahvehanenin eski adı Cafe Parsifal’di. 1935 yılında kahvehaneyi Karl Hummel devraldı ve o tarihten sonra da kahvehaneyi Hummel ailesi işletti. Bugün de kahvehaneyi Christina Hummel işletmektedir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından el konan ve posta sansür dairesi olarak kullanılan kahvehane savaştan sonra Josefstadt’ın Amerikan bölgesi olması nedeniyle Amerikan askerlerinin uğrak yerlerinden biri haline gelmiştir.

1973 yılında kahvehane bir cafe-restaurant olarak geliştirildi ve daha sonar bir çok kez tadilattan geçti. Günümüzde bir gece lokali (Josefstüberl) ve canlı futbol karşılamalarının izlenebildiği bir kulüp odası olan Die Premiere Sports Bar kahvehaneye dahildir.

Cafe Hummel tatil günü olmamasıyla ve resmi tatil günlerinde bile açık olmasıyla ünlüdür. Saat 23:30’a kadar mutfak açıktır. Kahvehanenin müşteri profili çeşitlidir. İç dizaynı kahverengi yapay deri döşemeleriyle 1970’li yılları hatırlatır. Duvarlarda Cafe Parsifal döneminden görüntüler bulunduran resimler asılıdır. Geniş bir menüye sahiptir. Ayrıca son yıllarda kahvehanede kimi kültürel etkinlikler de düzenlenmektedir.

Ligny meydan muharebesi

Ligny meydan muharebesi 16 Haziran 1815 tarihinde, ünlü Waterloo Savaşı’ndan iki gün önce gerçekleşti. Napoleon ve ünlü Fransız Grande Armée ordusu ile marşal Blücher Prusya (Preußen) ordusu savaş meydanında karşılaştılar.
Ligny meydan muharebesi Napoleonun son zaferi oldu. Napoleon ve ordusu bu savaşda galip
çıktı. Ama Napoleon, Blücher ve Prusya ordusunun tümünü etkisiz hale getiremedi ve bu neden ile iki gün sonra olacak olan Waterloo savaşında Napoleon vahim sonuçlar ile kaşılaştı.

Isaac Mendez

Isaac Mendez, Heroes dizisine ait kurgusal karakter.

Hakkında

Dizide ilk bölümlerde kilit noktada gözükmektedir. Olayların nasıl gelişeceğine ait yaptığı resimler ve çizgi romanlar bir yandan da seyirciyi olayın nasıl o şekle dönüşeceği konusunda düşündürmektedir. 19. bölümde Sylar tarafından öldürülmüştür.

Orta Taş Çağı

Orta Taş Çağı bilinen diğer isimleri Yontma Taş Devri, Mezolitik Devir.

Dönem: MÖ 10000-MÖ 6000

İnsanların taşları yontmaya başladığı, taşları kendilerini savunmak ve avlanmak için kullandıkları devirdir. Basit aletler yapılmıştır. İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır. Bu dönemde insanlar yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir.tarım daha başlmamıştır. İnsanlar bu çağda doğal sığınaklar sayesinde vahşi hayvanlardan korunmuşlardır. İnsanlar üretmeyi bilmedikleri için tüketici durumundadırlar. Kemikten zıpkınlar, taştan heykeller yapılmaya başlanmış; dönemin sonlarında ateş yakma öğrenilmiştir.buçağın en özgün buluntuları mikrolit diye adlandırılan çakmak taşından yapılmış geometrik biçimli altlerdir.anadoluda bu döneme ait bulgulara tekkeköy ve beldibinde rastlanır.

Ligny meydan muharebesi

Ligny meydan muharebesi 16 Haziran 1815 tarihinde, ünlü Waterloo Savaşı’ndan iki gün önce gerçekleşti. Napoleon ve ünlü Fransız Grande Armée ordusu ile marşal Blücher Prusya (Preußen) ordusu savaş meydanında karşılaştılar.
Ligny meydan muharebesi Napoleonun son zaferi oldu. Napoleon ve ordusu bu savaşda galip
çıktı. Ama Napoleon, Blücher ve Prusya ordusunun tümünü etkisiz hale getiremedi ve bu neden ile iki gün sonra olacak olan Waterloo savaşında Napoleon vahim sonuçlar ile kaşılaştı.

Ligny meydan muharebesi

Ligny meydan muharebesi 16 Haziran 1815 tarihinde, ünlü Waterloo Savaşı’ndan iki gün önce gerçekleşti. Napoleon ve ünlü Fransız Grande Armée ordusu ile marşal Blücher Prusya (Preußen) ordusu savaş meydanında karşılaştılar.
Ligny meydan muharebesi Napoleonun son zaferi oldu. Napoleon ve ordusu bu savaşda galip
çıktı. Ama Napoleon, Blücher ve Prusya ordusunun tümünü etkisiz hale getiremedi ve bu neden ile iki gün sonra olacak olan Waterloo savaşında Napoleon vahim sonuçlar ile kaşılaştı.

Orta Taş Çağı

Orta Taş Çağı bilinen diğer isimleri Yontma Taş Devri, Mezolitik Devir.

Dönem: MÖ 10000-MÖ 6000

İnsanların taşları yontmaya başladığı, taşları kendilerini savunmak ve avlanmak için kullandıkları devirdir. Basit aletler yapılmıştır. İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır. Bu dönemde insanlar yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir.tarım daha başlmamıştır. İnsanlar bu çağda doğal sığınaklar sayesinde vahşi hayvanlardan korunmuşlardır. İnsanlar üretmeyi bilmedikleri için tüketici durumundadırlar. Kemikten zıpkınlar, taştan heykeller yapılmaya başlanmış; dönemin sonlarında ateş yakma öğrenilmiştir.buçağın en özgün buluntuları mikrolit diye adlandırılan çakmak taşından yapılmış geometrik biçimli altlerdir.anadoluda bu döneme ait bulgulara tekkeköy ve beldibinde rastlanır.

Pieter Aertsen

Pieter Aertsen (1507–1575), Hollandalı tarih ressamı.

Boyunun uzunluğundan dolayı “Uzun Peter” olarak da isimlendirilmiştir. Tarzı daha çok İtalya’da kabul görmüş olsa da, Antwerp çizimlerini yapmış ve Amsterdam’da doğmuş ve ölmüştür.

Gençken, Allaert Claesz’in yanında çıraklık yapmıştır. Önceleri eve ait cisimleri çizse de, sonraları tarihsel resimler yapmıştır. En iyi çizimlerinden birkaç tanesi çeşitli kiliselerde yer almış olsa da, 18. yüzyıl savaşları sırasında yok olmuştur.

Tarzının en kusursuz çizimlerinden biri, haç üzerine yaptığı Crucifixion’dır.

De Dion-Bouton

Seri üretim fikrini ilk ortaya atan Fransız firmasıdır. Kont Albert De Dion ve çilingir Georges Bouton tarafından kurulmuştur. Aynı modeli defalarca üreterek otomobillerin daha ucuza geleceğini Albert De Dion ortaya atmış ve arabalarının herkes tarafından kullanılması için uğraşmış ama başaramamıştır. Otomobillerin geleceğinin buhar gücünde yattığı konusunda yanılgı içinde kalmışlardır. Buhar gücüyle çalışan bir otomobille 1894 yılında Paris Rouen büyük yarışına katılmışlar Panhard ve Peugeot marka araçları geride bırakarak birinci gelmişlerdir. Fakat otomobillerinin motoru ateşlemeli olmadığından diskalifiye olmuşlardır. 1903 yılında rakiplerinden çok daha ucuza mal ettiği ve ‘‘Kadınlar için kullanımı son derece rahat bir otomobil. Dayanıklı, güzel, seçkin, tasarruflu. Doktorlar, noterler ve seyahat eden tüccarlar için ideal.’’ yazılı broşürle satmaya çalıştığı iki silindirli 846 cmküp hacmindeki Q modelini piyasaya çıkarmışlardır. Aracın motoru eski Daimler temel alınarak yapılmış ama iki katı hızda çalışacak şekilde tasarlanmıştı.

Clyde Tombaugh

Clyde William Tombaugh (4 Şubat 1906 – 17 Ocak 1997), 1930′da cüce gezegen Plüton’u keşfeden Amerikan gökbilimci.

Tombaugh, Streator, La Salle County, Illinois’de doğdu. Ailesi Burdett, Kansas’a taşındıktan sonra, Tombaugh ilk teleskopunu yaptı ve Lowell Gözlemevi’ne Jüpiter ve Mars ile ilgili gözlemlerine ait resimler yolladı. Bunun sonucunda Tombaugh’a iş teklifi yapıldı. Tombaugh 1929′dan 1945′e kadar Lowell Gözlemevi’nde çalıştı. Plüton’u keşfinden sonra Kansas Üniversitesi ve, Kuzey Arizona Üniversitesi’nden dereceler kazandı. 1955′den 1973′te emekli oluşuna kadar Yeni Meksika Eyalet Üniversitesi’nde astronomi dersleri verdi. 1997′de Las Cruces, Yeni Meksika’da öldü.

[1]

Asteroit 1604 Tombaugh 1, 1931′de keşfedildi, ve Tombaugh’un adını aldı. Tombaugh kendisi 14 asteroit keşfetti. Bunlardan ilki 1929′da Plüton’u ararken keşfettiği 2839 Annette’ydi. Tombaugh keşfettiği bazı asteroitlere karısı, çocukları ve torunlarının adlarını verdi. 1931′de Kraliyet Astronomi Topluluğu Tombaugh’a Jackson-Gwilt Madalyası’nı verdi.

Albert Edelfelt

Tam adı Albert Gustaf Aristides Edelfelt. Finlandiyalı Ressam

Babası Carl Albert Edelfelt mimardı. Ailesinin dostu olan Johan Ludvig Runeberg’in şiir dilini takdir ediyordu. Runeberg ile arkadaşlığı Edelfelt’i oldukça etkiledi. Resimlerine Finlandiya tarihini yansıtmaya başladı. Runeberg’in “The Tales of Ensign Stål” adlı kitabına özel resimler koydu. Runeberg’in bu kitabı epik şiirlerden oluşuyordu. Antwerpen’de (1873 - 1874), Paris’te (1874 - 1878) ve St. Petersburg’da (1881 - 1882) sanatla ilgili ders aldı.

Bir barones olan Ellan de la Chapelle ile evlendi. Ondan bir çocuğu oldu.

Edelfelt uluslar arası ün kazanan ilk Finlandiyalı ressamlardandır.

Jusepe de Ribera

Jusepe de Ribera ya da Jose Ribera (d. 1591, Jativa - ö. 1652, Napoli), İspanyol ressam ve gravürcü.

Valencia’da öğrenim gören Jose Ribera (Lo Spagnoletto da denir), 20 yaşında İtalya’ya giderek bir daha ülkesine dönmedi. İtalya’da Caravaggio ve Corregio’nun etkisinde kalmakla birlikte, İspanyol resminin özelliklerini de bırakmadı. Acılı olayların ve insanlığın umutsuzluğunun ressamı olarak ün salıp, acıyı yer yer bayağılığa kaçan bir gerçekçilikle yansıttı.

Kanada Buzulu

Kanada Buzulu Antarktika ‘nın güneyinde, Viktorialand’da küçük bir buzul. Buzul 77º 37′ güney paraleli ve 162º 59′ doğu meridyeni aralığında bulunur. Kanada Buzulu Commonwealth ve Loftus buzullarının da başladığı Mount McLennan dağının zirvesinin altında, 1900 m yükseklikte başlar. Kuzey batı istikametinden gelerek Fryxell Gölü ‘nün batısından Taylor Vadisi ‘ne akarak deniz seviyesine metreler kala sona erer. Küçük Hoare Gölü ‘nün doğu sınırını oluşturur.

Kanada Buzulu’nun, Sir Robert Falcon Scott yönetimindeki İngiliz Terra Nova bilimsel gezisi sırasında (1910- 1913) kartografisi yapılmıştır. Buzulun ismi, bu grubun üyesi olan ve bu bölgeyi inceleyen Kanadalı fizikçi
Charles Wright ‘dan gelir.